Dünyanın en iyi 100 üniversitesinin %80'i en az bir web sitesinde Drupal kullanıyor. Yale 1.000'in üzerinde birim sitesini YaleSites platformunda, University College London 500'den fazla mikro sitesini tek kurulum üzerinde yönetiyor. Bu yazımızda 10 üniversitenin hangi platformu hangi ölçekte çalıştırdığını, kurumların tercih gerekçelerini ve Türkiye'deki tabloyu anlatıyoruz.
Üniversitelerde web sitesi kararı tek bir siteyle sınırlı kalmıyor. Fakülteler, enstitüler, araştırma merkezleri, laboratuvarlar ve öğrenci kulüpleri kendi sayfalarını istiyor. Bilgi işlem birimi ise bu talepleri karşılarken kurumsal kimliği, güvenliği ve erişilebilirliği aynı anda korumak zorunda kalıyor. Dünyanın önde gelen üniversitelerinin büyük bölümü bu tabloyu Drupal üzerine kurulu merkezî platformlarla çözdü. Aşağıda bu platformları adlarıyla, barındırdıkları site sayılarıyla ve kurumların gerekçeleriyle birlikte ele alıyoruz.
Kaç üniversite Drupal kullanıyor?
Bu soruya iki farklı rakamla cevap veriliyor. Drupal'ın kendi eğitim sektörü sayfası dünyanın ilk 100 üniversitesinin %71'ini işaret ediyor. Sektör yayını The Drop Times'ın araştırması ise oranı %80 olarak veriyor.
Aradaki fark ölçüm yönteminden kaynaklanıyor. Düşük rakam ağırlıklı olarak kurumların ana web sitelerini sayıyor. Yüksek rakam ise ana site, fakülte sitesi ve araştırma merkezi sitesi ayrımı yapmadan kurumun herhangi bir web varlığında Drupal bulunup bulunmadığına bakıyor. Üniversitelerin fiilî kullanım biçimi ikinci ölçüme daha yakın duruyor, çünkü Drupal bu kurumlarda genellikle tek bir site için değil, yüzlerce alt siteyi barındıran bir platform olarak çalışıyor.
Drupal kullanan 10 üniversite ve tercih nedenleri
Aşağıdaki kurumların her biri farklı bir ihtiyaçla yola çıktı. Platform adları, ölçekleri ve gerekçeleri birlikte okunduğunda Drupal'ın yüksek öğretimde nerede karşılık bulduğu netleşiyor.
1. Yale Üniversitesi: YaleSites
Yale'in merkezî yayın platformu YaleSites, üniversite genelinde 1.000'den fazla akademik ve idari birimin sitesini barındırıyor. Platform 2010'da kuruldu ve Ocak 2025'te Drupal 7'den Drupal 10'a taşındı. Yeni sürüm, hazır bloklar ve şablonlarla çalışan bir tasarım sistemi getirdi. Editoria11y adlı araç, editör içeriği yazarken erişilebilirlik hatalarını gösteriyor ve düzeltme yolunu tarif ediyor. Yale'in gerekçesi teknik olmaktan çok yönetimsel. Kurum, kurumsal kimliği merkezden korurken web deneyimi olmayan bölüm çalışanının kendi sayfasını güncelleyebilmesini istiyor.
2. Oxford Üniversitesi: ana site ve Mosaic platformu
Oxford'un ana web sitesi Drupal 11 üzerinde çalışıyor. Bunun yanında bilgi işlem biriminin geliştirdiği Oxford Mosaic platformu bölümler, kolejler ve idari birimler için 1.000'in üzerinde site barındırıyor. Mosaic'in amacı açıkça tanımlanmış durumda. Teknik bilgisi olmayan personel, kurumsal standartlara uygun ve mobil uyumlu bir siteyi kendi kurabiliyor. Platform üniversitenin tekli oturum açma sistemiyle entegre çalışıyor, dolayısıyla site yönetim yetkisi kampüs hesapları üzerinden veriliyor. Mosaic Drupal 7 üzerine kurulduğu için üniversite şu anda yeni nesil bir platforma geçiş sürecini yürütüyor.
3. University College London: 500'den fazla mikro site
UCL'in web varlığı 500'ün üzerinde mikro siteden oluşuyor ve bunların tamamı tek bir Drupal kurulumunda çalışıyor. Kurum Drupal 7'den Drupal 10'a geçerken bu sitelerin yönetimini kolaylaştıran özel bir kontrol paneli geliştirdi. Panel, mikro site listesindeki değişiklikleri otomatik olarak eşitliyor ve yeni site açılışını hazır şablonlar üzerinden yapıyor. UCL'in önceliği geçişten sonra bakımı dışarıya bağımlı kalmadan kendi ekibiyle sürdürebilmekti.
4. Harvard Üniversitesi: HarvardSites
Harvard; bölüm, fakülte ve araştırma merkezi sitelerini HarvardSites platformu üzerinden yönetiyor. Akademik profil sayfaları, yayın listeleri ve araştırma projeleri için geliştirilen OpenScholar dağıtımı da bu ekosistemden çıktı ve açık kaynak olarak diğer kurumların kullanımına sunuldu. Harvard örneği, üniversitelerin Drupal'ı yalnızca kullanmakla kalmayıp kendi ihtiyaçları doğrultusunda geliştirdiği bir modeli gösteriyor.
5. Stanford Üniversitesi: Stanford Sites
Stanford Sites, üniversite mensuplarına ücretsiz sunulan self servis bir platform. Bölümler, merkezler, araştırma grupları, konferanslar ve öğrenci kulüpleri sınırsız sayıda site açabiliyor. Platform Drupal'ın güncel sürümü üzerinde çalışıyor ve sekiz ila on haftada bir yeni özellik, tema güncellemesi ve hata düzeltmesi yayımlanıyor. Bu güncellemeler platformdaki tüm sitelere ek ücret olmadan geliyor. Erişim denetimi ise SAML 2.0 üzerinden kampüs kimlik sistemine bağlanıyor.
6. Princeton Üniversitesi: Princeton Site Builder
Princeton Site Builder, Drupal 10 üzerine kurulu ve bölümlerin, programların, merkezlerin, laboratuvarların ve öğretim üyelerinin siteleri için kullanılıyor. Kişisel sayfalar ile ders siteleri kapsam dışında bırakılmış, üniversite bunlar için ayrı çözümler sunuyor. Platform ekibi çekirdek kod, barındırma ve performanstan sorumlu; site sahipleri ise içerik ve tasarım tercihlerinden. Bu ayrım, merkezî güvenlik ile birim özgürlüğü arasındaki dengeyi kuruyor. Gece yedeklerinden geri dönüş imkânı da hizmet tanımının içinde yer alıyor.
7. Kuwait University: Arapça ve İngilizce tek portal
Kuwait University, eskiyen bir Oracle sisteminde dağınık duran 50'den fazla alt sitesini Drupal 10 üzerinde tek portalda birleştirdi. Proje kolejleri, bölümleri ve araştırma merkezlerini aynı içerik yapısına taşıdı. Arapça sağdan sola yazıldığı için arayüz ve içerik yerleşimi iki dilde ayrı ayrı kurgulandı. Bilgi artık bir kez güncelleniyor ve bağlı olduğu her sayfada değişiyor. Çok dilli üniversite portallarında sık karşılaşılan sorunun çözümü açısından öğretici bir örnek.
8. North Dakota State University: 300 siteden tek platforma
NDSU, farklı sistemlerde biriken yaklaşık 300 eski sitesini "One NDSU, One Voice" başlığıyla tek Drupal platformunda topladı. Geçiş sürecinde 150'den fazla içerik editörü eğitildi. Sonuçta birimler arasında dağılan görsel kimlik toparlandı ve içerik yayımlama süresi kısaldı. Bu örnek, üniversite ölçeğindeki birleştirme projelerinin teknik olduğu kadar eğitim ve süreç işi olduğunu gösteriyor.
9. University of Manitoba: erişilebilirlik odaklı yenileme
Manitoba Üniversitesi web sitesini Drupal üzerinde yenilerken önceliği erişilebilirliğe verdi. Yenileme öncesinde 45 ile 55 bandında seyreden erişilebilirlik puanı, yeni sitede 100 üzerinden 93'e yükseldi. Mobil kullanımın toplam trafik içindeki payı da yüzde 44'e çıktı. Erişilebilirliği sonradan eklenen bir katman yerine tasarım kararı olarak ele alan bu yaklaşım, uyum yükümlülüğü artan kurumlar için izlenebilir bir yol sunuyor.
10. University of Oregon kütüphaneleri: entegrasyon örneği
Oregon Üniversitesi kütüphaneleri sitesini Drupal üzerinde yeniledi ve rezervasyon ile etkinlik takvimi sistemine doğrudan bağladı. Açılış saatleri ve etkinlik programı artık elle güncellenmiyor, bağlı sistemden otomatik geliyor. Site WCAG 2.2 AA seviyesindeki erişilebilirlik hedefini karşılıyor. Akademik kütüphaneler katalog, çalışma alanı rezervasyonu ve araştırma rehberleri gibi birbirinden ayrı sistemleri tek arayüzde toplamak zorunda kalıyor; bu örnek entegrasyon tarafının nasıl kurulduğunu gösteriyor.
Bu üniversitelerin ortak noktası ne?
Listedeki kurumlar farklı ülkelerde, farklı ölçeklerde ve farklı bütçelerle çalışıyor. Yine de kararlarının arkasında aynı dört ihtiyaç duruyor.
- Tek kurulumdan yüzlerce alt siteyi yönetmek: Güvenlik yaması bir kez uygulanıyor ve bağlı tüm sitelere yayılıyor. Bu modelin nasıl kurulduğunu Drupal ile çoklu site yönetimi yazısında ayrıntılı anlattık.
- Yetkiyi kişiye değil role bağlamak: Öğretim üyesi, bölüm sekreteri, iletişim birimi ve öğrenci asistanı aynı sistemde farklı sınırlarla çalışıyor.
- Kampüs kimliğiyle tek oturum açma: Kullanıcılar ayrı bir şifre taşımıyor, yetki verme ve geri alma işlemleri merkezden yürüyor.
- Erişilebilirliği hazır bulmak: Başlık hiyerarşisi, klavye ile gezinme ve odak durumları çekirdekte tanımlı geliyor, sonradan eklenen bir katman olmuyor.
Türkiye'de üniversiteler Drupal'ı nasıl kullanıyor?
Türkiye'de üniversite web sitelerinin karşılaştığı sorunlar dünyadakinden farklı değil, ancak yerel çerçeve bazı başlıkları öne çıkarıyor.
Birincisi dil. Üniversite siteleri Türkçe ve İngilizce olarak eşzamanlı yayın yapmak zorunda. Uluslararası öğrenci ve akademisyen başvuruları, yayın duyuruları ve Webometrics gibi sıralamalarda görünürlük doğrudan bu ikinci dile bağlı. Drupal'ın çekirdeğinde 110'dan fazla dil desteği ve içerik ile arayüzü ayrı ayrı çevirebilen bir yapı bulunuyor, dolayısıyla ikinci dil eklenti işi olmaktan çıkıyor.
İkincisi ölçek. Bir üniversitede fakülte, bölüm, enstitü, araştırma merkezi, kütüphane ve öğrenci kulüplerinin siteleri toplandığında sayı hızla üç haneye çıkıyor. Bu sitelerin ayrı ayrı kurulup ayrı ayrı güncellenmesi bilgi işlem birimi için sürdürülebilir olmuyor. Merkezî bir platform kurulduğunda güncelleme, güvenlik yaması ve tasarım değişikliği tek noktadan yürüyor.
Üçüncüsü entegrasyon. Öğrenci bilgi sistemi, kampüs kimlik doğrulama altyapısı ve öğrenme yönetim sistemi zaten kurulu durumda. Beklenti, web sitesinin bu sistemlerin yerini alması değil, onlarla konuşan bir ön yüz olması. Ders kataloğu, akademik takvim ve duyurular bağlı sistemden geldiğinde aynı bilgi birden fazla yerde elle güncellenmiyor.
Dördüncüsü kişisel veri. Başvuru formları, etkinlik kayıtları ve mezun iletişim listeleri kişisel veri barındırıyor. KVKK kapsamındaki yükümlülükler, hangi rolün hangi veriye eriştiğinin sistem üzerinde tanımlı olmasını gerektiriyor. Rol tabanlı yetkilendirme ve kayıt tutma özellikleri bu noktada işlevsel hale geliyor.
Erişilebilirlik ve uyum tarafında 2026 tablosu
Erişilebilirlik, üniversite web sitelerinde tercih meselesi olmaktan çıkıp yükümlülüğe dönüştü. Avrupa Erişilebilirlik Yasası Haziran 2025'te yürürlüğe girdi ve kamu kurumları için EN 301 549 standardı referans alınıyor. Bu standart pratikte WCAG 2.1 AA seviyesini işaret ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri tarafında takvim bu yıl değişti. Adalet Bakanlığı 20 Nisan 2026'da yayımladığı ara nihai kuralla ADA Title II uyum sürelerini bir yıl uzattı. Nüfusu 50.000 ve üzeri idari birimlere bağlı kurumlar için son tarih 26 Nisan 2027, daha küçük birimler için 26 Nisan 2028 oldu. Teknik standart değişmedi, WCAG 2.1 AA geçerliliğini koruyor. Uzatmanın gerekçesi kurumların hazırlık kapasitesinin başlangıçta olduğundan yüksek tahmin edilmesiydi.
Bu takvim, uluslararası öğrenciye açık her üniversiteyi ilgilendiriyor. Erişilebilirliğin platform seviyesinde çözülmesi, her birim sitesi için ayrı ayrı düzeltme yapılmasının önüne geçiyor.
Kendi üniversiteniz için karar verirken
Drupal her kurum için otomatik doğru cevap değil. Tek bir tanıtım sitesi yayımlayacak, birkaç sayfayla yetinecek ve içeriği nadiren güncelleyecek bir birim için daha hafif sistemler makul kalıyor. İki yaklaşımın hangi senaryoda ne getirdiğini üniversiteler için Drupal ve WordPress karşılaştırması yazısında karşılaştırdık. Drupal'ın maliyeti de lisans kaleminde değil, kurulum ve bakım tarafında ortaya çıkıyor. Platformu kuracak ve sürdürecek bir ekip ya da çözüm ortağı gerekiyor.
Buna karşılık site sayısı arttıkça denklem tersine dönüyor. On sitede fark hissedilmiyor, yüz sitede merkezî platform tek makul seçenek haline geliyor.
Bir diğer nokta sıralamanın kendisiyle ilgili. Yukarıdaki örneklerin ortak yanı, teknoloji kararından önce yönetişim kararını vermiş olmaları. Hangi birim neyi düzenleyebilir, tasarım nereye kadar değiştirilebilir, yeni site talebi hangi süreçten geçer sorularının cevabı belli olduğunda kurulum işi de kolaylaşıyor. Maliyet tarafını sayılarla görmek isterseniz açık kaynak ve lisanslı sistemlerde TCO analizi yazısı karşılaştırmalı bir tablo sunuyor.
Üniversite web altyapısında bir sonraki adım
Drupal kullanan üniversitelerin listesi tek başına bir tavsiye oluşturmuyor. Anlamlı olan, bu kurumların benzer bir sorunla karşılaşıp benzer bir yapıya yönelmiş olması. Yüzlerce birim sitesi, iki dilde yayın, kampüs sistemleriyle entegrasyon ve giderek sıkılaşan erişilebilirlik yükümlülüğü bir araya geldiğinde merkezî bir platform kaçınılmaz hale geliyor.
Drupart bünyesindeki Drupal4edu ekibinin Sabancı Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Işık Üniversitesi gibi kurumlar için geliştirdiği Drupal platformları, tam da bu tür çok birimli ve çok dilli senaryolara zemin hazırlayan yapılardır. Yaklaşımımızın ayrıntılarını eğitimde Drupal sayfasında bulabilirsiniz.
Drupal kullanan üniversiteler hakkında sık sorulan sorular
Hangi üniversiteler Drupal kullanıyor?
Yale, Harvard, Stanford, Princeton, Oxford ve University College London gibi kurumlar web varlıklarını Drupal üzerine kurulu merkezî platformlarla yönetiyor. Bu platformların çoğu kendi adıyla anılıyor: YaleSites, HarvardSites, Stanford Sites, Princeton Site Builder ve Oxford Mosaic bunların başında geliyor. Liste bu kurumlarla sınırlı değil. Kuwait University, North Dakota State University, University of Manitoba ve University of Oregon kütüphaneleri de farklı ölçeklerde Drupal kullanıyor. Türkiye'de de vakıf ve devlet üniversitelerinde Drupal tabanlı kurumsal siteler bulunuyor.
Üniversitelerin yüzde kaçı Drupal kullanıyor?
Dünyanın ilk 100 üniversitesi için iki rakam dolaşıyor. Drupal'ın kendi eğitim sayfası %71, sektör yayını The Drop Times'ın araştırması %80 diyor. Fark ölçüm yönteminden geliyor. Düşük rakam ağırlıklı olarak ana web sitelerini sayıyor, yüksek rakam ise kurumun herhangi bir sitesinde Drupal bulunup bulunmadığına bakıyor. Üniversiteler Drupal'ı çoğunlukla yüzlerce alt siteyi barındıran bir platform olarak kullandığı için ikinci ölçüm gerçek tabloya daha yakın duruyor.
Üniversiteler neden WordPress yerine Drupal tercih ediyor?
Tercih genellikle site sayısıyla ilgili. Tek bir tanıtım sitesi ya da blog için WordPress hızlı ve pratik bir çözüm sunuyor. Yüzlerce birim sitesi söz konusu olduğunda ise merkezden yönetim, ayrıntılı rol tanımları ve tek kurulumdan çoklu site çalıştırma ihtiyacı öne çıkıyor. Drupal bu senaryo için tasarlandı. Ayrıca çok dilli yayın ve erişilebilirlik özelliklerinin çekirdekte bulunması, eklenti bağımlılığını azaltıyor. Küçük ölçekli birimler için WordPress hâlâ makul bir seçenek olmayı sürdürüyor.
Üniversite siteleri için Drupal ücretli mi?
Drupal açık kaynak bir yazılım ve lisans ücreti bulunmuyor. Kurum ne kadar site açarsa açsın yazılım için ödeme yapmıyor. Maliyet barındırma, kurulum, tasarım ve bakım kalemlerinde ortaya çıkıyor. Bu yapı, site sayısı arttıkça kullanıcı ya da site başına ücretlendirilen lisanslı sistemlere göre avantaj sağlıyor. Buna karşılık platformu kuracak ve sürdürecek bir ekip ya da çözüm ortağı gerektiği için toplam sahip olma maliyetinin baştan hesaplanması gerekiyor.
Bir üniversite kaç siteyi tek Drupal kurulumunda yönetebilir?
Teknik bir üst sınır bulunmuyor, belirleyici olan sunucu kaynağı ve yönetim modeli. Yukarıdaki örneklerde UCL 500'ün üzerinde mikro siteyi, Oxford Mosaic 1.000'in üzerinde siteyi, YaleSites ise 1.000'den fazla birim sitesini aynı platformda çalıştırıyor. Bu ölçekte belirleyici olan yazılımdan çok yönetişim. Yeni site talebinin hangi süreçten geçtiği, hangi şablonların kullanılabildiği ve tasarımın nereye kadar değiştirilebildiği baştan tanımlandığında platform büyüdükçe yönetilemez hale gelmiyor.